EN GÜZEL ÖRNEKLER ALLAH'A AİTTİR
HİKMETLE UYARMANIN ÖNEMİ
ALLAH'IN SONSUZ GÜCÜ
ALLAH'IN DELİLLERİ
ALLAH'I ANMAK
KURAN'IN İNDİRİLİŞ AMACI
ALLAH'IN SONSUZ NİMETLERİ
ALLAH RIZASINI GÖZETMEYENLER
ALLAH KORKUSU
DÜNYA HAYATI
ŞİRK KOŞMAK
İNFAK ETMEK
İSRAF ETMEK
İNKAR EDENLER
İMANI ZULÜMLE KARIŞTIRMAK
SABRIN ÖNEMİ
KADERE TABİ OLMAK
MÜMİNLERİN ÖZELLİKLERİ
ALLAH'IN YARDIMI
ÇOĞUNLUĞA UYMA YANILGISI
GÜZEL SÖZ SÖYLEMEK
İYİ VE GÜZEL DAVRANIŞLAR
KÖTÜ AHLAK ÖZELLİKLERİ
TEVBE ETMEK
KEHF EHLİ
KALPLERİN TATMİNİ
İNSANIN FITRATI
YAĞMUR VE YERALTI SULARI
 

 

KADERE TABİ OLMAK

 ...Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır. Gerçekten bu, Allah'a göre kolaydır.(Fatır Suresi, 11)

Özellikle ölüm söz konusu olduğunda birçok insan, kader hakkında yanlış kanaatlere kapılır. "Kaderini yenmek", "kaderini değiştirmek" gibi yanlış mantıklar toplumda oldukça yaygındır. Kimi insanlar birtakım beklenti ve tahminlerini kader zannedip, bunların gerçekleşmediğini görünce de kaderin belirlendiği gibi gitmediğini, değiştiğini zannederler. Sanki kaderi önceden okumuş da, olaylar okudukları şekilde gelişmemiş gibi akılsızca bir tavır takınırlar. Bu tür çarpık ve tutarsız mantıklar, kaderin anlamının tam olarak kavranamamış olmasından kaynaklanır.

Kader, zaman ve mekan kavramlarını yoktan var eden ve bunları tamamen kontrol ve hakimiyetinde bulunduran, zaman ve mekana tabi olmayan Allah'ın, geçmiş ve gelecekteki tüm olayları zamansızlık boyutunda tespit etmesi ve yaratmasıdır. Zamanı Allah yaratmıştır, bu yüzden O, zamana bağımlı değildir. Allah'ın Katında herşeyin başı da, sonu da, sonsuzluk şeridindeki yeri de bellidir. Herşey olup bitmiştir.(Kader Nedir)

İnsanlar kader üzerinde değil, kader insanlar üzerinde belirleyici ve yaptırıcı bir unsurdur. Herşeyiyle kaderin bir parçası olan insan o kaderden bağımsız bir şekilde davranamaz. Kaderin dışına çıkamaz. Bu bir video kasetteki filmde yer alan oyuncunun, kasetten dışarı sıyrılıp maddi bir boyut kazanarak videonun başına oturması ve kendi bulunduğu kasette silmeler, eklemeler, değişiklikler yapmasına benzer ki, elbette bu kendi içinde çelişkili ve mantıksız bir durumdur.

Dolayısıyla, kaderi yenme, kaderin akışını değiştirme gibi bir durum söz konusu bile olamaz. Unutulmamalıdır ki, "ben kaderimi değiştirdim" diyen bir insan da, aslında kaderinde yazılı olan bir cümleyi söylemektedir. www.zamangercegi.com 

Bunu bir örnekle açıklamak istersek; bir insan günlerce komada kalabilir, yeniden yaşama dönmesi imkansız gibi gözükebilir. Fakat aynı insanın, beklenenin aksine, tekrar eski sağlığına kavuşması, onun "kaderini yendiği" ya da doktorların onun "kaderini değiştirdiği" anlamına gelmez. Bu olay, o kişinin, kaderinde kendisi için belirlenmiş süreyi doldurmadığını gösterir. Bu da aynı kaderin bir parçasından başka bir şey değildir. Herşey gibi hastalanması ve tekrar iyileşmesi de Allah Katında yazılıp tespit edilmiştir.

 

 

"Gaybın anahtarları O’nun Katındadır, O’ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve her şey) apaçık bir kitaptadır." (En’am Suresi, 59)

Allah ayetinde gayb bilgisinin yalnız Kendisine ait olduğunu, O'nun bilgisi dışında hiç kimsenin bu bilgilerden haberdar olamayacağını bildirmektedir. Allah zamandan ve mekandan münezzeh olan, ezeli ve ebedi olandır. Allah görünen ve görünmeyen herşeyin bilgisine sahip olan, gaybı bilendir.

Gayb, ‘insanın duyuları aracılığı ile algılayamadığı, görünmeyen, bilinmeyen, şahit olunmayan bilgiler, geleceğe ve geçmişe dair olaylar’ anlamına gelir. İnsanlar için, Allah’ın izin verdiği ölçüde bilgisine ulaştığı, gördüğü, duyduğu ve algıladıklarının dışında olan her şey gayba aittir. Her olayın iç yüzünü, asıl gerçeğini, tüm detaylarıyla, derinlemesine, her yönüyle bilen ve bunların hepsine her an hakim olan Yüce Allah'tır. Allah'ın dışında ise hiçbir varlık Allah'ın izin verdiği kadarı dışında herhangi bir bilgiden haberdar olamaz. www.darwininacmaziruh.com 

Ayette evrendeki canlı cansız tüm varlıkların Allah’ın kontrolü altında olduğu bildirilmektedir. Yeryüzündeki milyonlarca insanın yaşamlarının her anı başlarına gelen olaylardan, söylediklerinden veya kalplerinden geçirdiklerinden, yerin derinliklerinde olan bir olaya, uzaydaki yıldızların hareketinden, denizde ve karadaki canlılara, yeryüzündeki bir ağaçtan düşen tek bir yaprağa kadar herşey Rabbimiz'in ilmi ve bilgisi dahilindedir. Tüm bu bilgilere ve bizim bilmediğimiz daha nicelerine, gaybı bilen ve herşeyin tek sahibi olan Allah hakimdir.

Ayetin sonunda da küçük büyük herşeyin Allah’ın Kitabında yazılı olduğu haber verilmektedir. Sonsuz ilim sahibi olan Yüce Rabbimiz, kainattaki tüm varlıkları bir kader ile yaratmıştır ve geçmiş gelecek her bilgi Allah’ın kitabında yazılıdır. Bu gerçeğin bilincinde olan müminler, kendileri için bir gayb olan kadere inanırlar ve Allah’ın kaderi en mükemmel şekilde yarattığını, sonuçta kendileri için en güzel ve hayırlı olanın gerçekleşeceğini bilirler.

 

 

“... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216)

Allah bu ayette, kimi zaman insanın kendisi için çok hayırlı ve güzel olacağını sandığı bir olayın aslında dünyada ve ahirette hüsrana uğramasına neden olabileceğini ya da zarara uğrayacağını düşünerek kaçınmaya çalıştığı bir olayın kendisi için çok hayırlı ve hikmetli olaylara vesile olabileceğini bildirmiştir. Tüm bunların gerçek bilgisi sadece Allah Katında saklıdır.

Hayrı da şer gibi görünen olayları da yaratan Allah'tır. Şer olarak değerlendirilen olaylar aslında hikmeti tam olarak kavranamayan, ilk anda olumsuz gibi görünen olaylardır. Örneğin, önemli bir toplantıya geç kalındığı zaman bu durum şer gibi değerlendirebilir. Oysa gerçekte en hayırlısı toplantıya geç kalınması olduğu için Yüce Rabbimiz o şekilde yaratmıştır. www.herseydehayirgormek.com/

Olayların sonucunu takdir edebilecek olan zaman ve mekanla sınırlı insanlar değil, zamandan ve mekandan münezzeh olan, zamanı, mekanı, olayları ve insanları da tek bir anda yaratmış olan Allah'tır.

Allah sonsuz akıl sahibidir ve dünya hayatında meydana gelen her olayı özel bir plan ve kader doğrultusunda, hayır ve hikmetle yaratmıştır. İnsan ancak olayların dıştan görünen kısmı ile muhatap olabilmekte ve ancak kendi anlayışı ile bu olayları değerlendirebilmektedir. Sınırlı bilgi ve anlayışı ile kimi zaman hayır ve güzellik olan bir olayı olumsuz, kötülük ile dolu olan bir olayı ise olumlu ve hayırlı olarak nitelendirebilmektedir. Bu durumda doğruları görebilmek için iman eden bir insanın yapması gereken, Yüce Allah'ın sonsuz akıl ve bilgisine teslim olarak, her olaya hayır gözüyle bakmaktır.

 

De ki: “Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamız'dır. Ve müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.” (Tevbe Suresi, 51)

Ayette herşeyin Allah'ın kontrolünde olduğu, O'nun bilgisi dışında hiçbir şeyin olamayacağı ve her insanın Allah'ın kendisi için belirlediği kaderi yaşadığı haber verilmektedir. Dünya var olduğundan beri yaşayan tüm insanların doğumları da, ölümleri de dahil her iş Allah'ın izniyle, O'nun belirlediği şekilde ve zamanda gerçekleşmektedir.

Ayetin devamında müminlerin yalnızca Allah'a tevekkül etmeleri gerektiği bildirilmektedir. Yeryüzünde olan ve insanların nefislerinde meydana gelen her durum Yüce Allah'ın dilemesi dışında gelişmeyeceğine göre her zaman Rabbimiz’e tevekkül etmek, Allah'ın kullarından istediği ve kişinin yaratılışına da en uygun tavır olacaktır. Müminler herşeyin, öncesi ve sonrasıyla Allah Katında yazılı olduğunu, Allah'ın yazdıkları dışında kimseye hiçbir şeyin isabet etmeyeceğini, nasıl, nerede ve hangi iş üzerinde olurlarsa olsunlar, Allah'ın tüm yaptıklarını çok iyi bildiğini, sonsuz akılla yaratılmış bir kadere tabi olduklarını bilirler. Bu gerçeği bilmek ve kaderi izlemenin konforunu yaşamak, Allah'a iman etmenin getirdiği sayısız güzellikten sadece biridir. Allah'ın kainattaki tüm varlıklar üzerindeki hakimiyetini ve kendisi için daima en doğru, en güzel ve en hayırlı olanı yaratacağını bilen bir mümin, tevekküllü ve teslimiyetli bir tavır içinde olur. Bundan dolayı her zaman rahat ve huzurludur.

Karşılaştıkları her olayı Allah'ın yarattığına ve Allah'ın herşeyi en güzel ve en hayırlı şekli ile sonuçlandıracağına iman eden müminler, yaşanan veya yaşanması muhtemel her türlü olay karşısında son derece sabırlı ve tevekküllü davranırlar. Bu salih davranışlarının karşılığını da ahirette en güzeliyle almayı umut ederler.

 


 
Bu Site Harun Yahya Eserlerinden Faydalanılarak Hazırlanmıştır