EN GÜZEL ÖRNEKLER ALLAH'A AİTTİR
HİKMETLE UYARMANIN ÖNEMİ
ALLAH'IN SONSUZ GÜCÜ
ALLAH'IN DELİLLERİ
ALLAH'I ANMAK
KURAN'IN İNDİRİLİŞ AMACI
ALLAH'IN SONSUZ NİMETLERİ
ALLAH RIZASINI GÖZETMEYENLER
ALLAH KORKUSU
DÜNYA HAYATI
ŞİRK KOŞMAK
İNFAK ETMEK
İSRAF ETMEK
İNKAR EDENLER
İMANI ZULÜMLE KARIŞTIRMAK
SABRIN ÖNEMİ
KADERE TABİ OLMAK
MÜMİNLERİN ÖZELLİKLERİ
ALLAH'IN YARDIMI
ÇOĞUNLUĞA UYMA YANILGISI
GÜZEL SÖZ SÖYLEMEK
İYİ VE GÜZEL DAVRANIŞLAR
KÖTÜ AHLAK ÖZELLİKLERİ
TEVBE ETMEK
KEHF EHLİ
KALPLERİN TATMİNİ
İNSANIN FITRATI
YAĞMUR VE YERALTI SULARI
 

 

MÜMİNLERİN ÖZELLİKLERİ

“Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 71)

Bu ayette Allah, tüm müminlerin birbirlerinin dostu ve yardımcısı olduğunu, kadın ve erkek tüm müminlerin iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmakla yükümlü olduklarını bildirmektedir.

İman edenlerin en önemli ibadetlerinden biri tebliğdir, yani insanları doğru yola çağırmak, iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırmak, onları Kuran ahlakına davet etmektir. Bu ibadet, müminlerin günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçasıdır. Müminler, sözleriyle ve davranışlarıyla yaşamlarının her anında Allah'ın bildirdiği din ahlakını birbirlerine ve diğer insanlara anlatmakla ve İslam ahlakını temsil etmekle yükümlüdürler. Ayetin devamında müminlerin Allah'ın farz kıldığı namaz, zekat gibi ibadetleri yerine getirdikleri bildirilirken, Allah'a ve elçilere uymanın önemine de dikkat çekilmektedir.

İman sahibi bir insanın en belirgin özelliklerinden biri ibadetlerine gösterdiği titizliktir. Allah'ın farz kıldığı namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerini yaşamı boyunca şevkle sürdürür. Örneğin 5 vakit namaz, müminlere hayatları boyunca sürdürmeleri emredilen, vakitleri belirlenmiş bir ibadettir. Bu ibadet, müminin bilincini ve iradesini canlı tutar, sürekli olarak Allah'a yönelip dönmesini sağlar ve Rabbimiz'in emirleri doğrultusunda bir yaşam sürdürmesine yardımcı olur.

Allah bu ayette ayrıca müminlere rahmet edeceğini vaat etmektedir. Müminler, daima Yüce Allah'a güvenen, hep O'na yönelip dönen, sürekli O'nu razı etmeyi düşünen, ibadetlerini yerine getiren ve Kuran ahlakından asla taviz vermeyen insanlardır, bu nedenle Allah'ın hiç bitmeyen rahmeti, fazlı, koruması ve sevgisi hep onların üzerindedir. Her türlü eksiklikten münezzeh olan Allah'ın sonsuz rahmetinin ve sevgisinin hep kendi üzerinde olduğunu bilmek, Allah'ın cennetiyle mükafatlandırılmayı ummak ise, müminin kalbine büyük bir ferahlık ve huzur verir.

 

 

"Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir."(Zümer Suresi, 18)

Ayette müminlerin sözün en güzeline uydukları, her öğüdü dinleyip uyguladıkları bildirilmiştir. Allah güzel söze uyan kullarını hidayete erdireceğini müjdelemiştir. Ayetin sonunda ise bu kişilerin temiz akıl sahipleri olduğu haber verilmiştir. Temiz akıl sahibi olmak; derin düşünebilmeyi, incelikleri kavrayabilmeyi, hikmetli konuşabilmeyi, doğruyu yanlışı birbirinden ayırt edebilmeyi ve hayırları görebilmeyi ifade eder. Vicdanının sesini dinleyerek Allah'a yönelen her insan, kısa sürede temiz bir akla sahip olabilir. Bunun için yapılması gereken, Allah'a samimiyetle iman etmek, O'ndan gereği gibi korkmak ve Rabbimiz'in istediği gibi bir yaşam sürmektir. Bu samimi iman, insana akıl kazandırır.

Samimi ve vicdanlı insanlar her türlü kötülükten ve eksiklikten arınmayı içten arzu ettikleri için kendilerini Allah'a yaklaştıracak her öğüdü canı gönülden dinler, Allah'ın ayetleri doğrultusunda yapılan bir hatırlatmayı işittiklerinde hemen itaat ederler. İman eden bir insan kendisine ulaşan her hatırlatmanın, kendisini sonsuz cehennem azabından korumak için yapıldığını düşünerek tam bir teslimiyetle karşılık verir.

Müminler için güzel söze uyup uymamak bir tercih konusu değildir. Çünkü bu tercihte bir yanda cennetle diğer yanda cehennemle sonlanabilecek ebedi bir hayat söz konusudur. Bundan haberdar olan ve Allah'tan korkan, ahirete kesin bilgiyle iman eden müminler sonsuz ahiret hayatlarını tehlikeye sokabilecek her türlü tavır ve sözden şiddetle sakınır, ahiret gününde kendilerine fayda sağlayacağını umdukları tüm öğüt ve hatırlatmalara hemen uyarlar.

 

"Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler, ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır." (Şura Suresi, 38-39)

Allah ayetinde, müminlerin Kendi çağrısına uyan ve itaat eden, namazlarını titizlikle kılan, yaptıkları her işte birbirlerine danışan, bir arada karar veren ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı yine Allah yolunda kullanan kişiler olduğunu bildirmiştir.

Allah ayetin devamında, iman edenlerin "haklarına tecavüz edilmesi" durumunda birlik olmalarını buyurmuştur. Bu, iman edenler için önemli bir yükümlülüktür ve pek çok hikmeti vardır. İman edenler birbirlerini koruyup kollamakla, her koşul altında birbirlerine destek olmakla yükümlüdürler. Birlik ve tesanüdün kazandırdığı gücü etkili kılan müminlerin imanları ve ihlaslarıdır.

Müminler birbirlerini, araya hiçbir çıkar ya da menfaat beklentisi katmadan, halis niyetle ve sadece Allah rızası için sever, Allah rızası için dost olur ve Allah rızası için birlik olurlar. Temeli dünya üzerindeki en sağlam kaynağa, Allah sevgisine ve Allah korkusuna dayalı olan bu birliğin bozulması, dağılıp yıkılması Allah'ın dilemesi dışında hiçbir şekilde mümkün olmaz. Böylesine sağlam bir birliktelik Allah'ın izniyle müminlere dünyada eşine az rastlanır bir güç kazandırır. www.tesanud.com

Kuran'da iman edenlerin, Allah yolunda “birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak” hareket ettiklerini bildirmiştir. Allah rızası için birlik içinde hareket etmek, müminlerin zorluklar karşısında başarı elde etmesinde önemli bir imani sırdır.

Müslümanların birlikteliği, bir takım insanların saldırılarıyla, zulümle ya da dünyevi kayıplarla asla sarsılmaz tam tersine daha da kuvvetlenir. Müminler, kendilerine karşı biraraya gelip tuzaklar kurmaya çalışan ve haklarına saldıran kötülerin birlikteliğine karşı birbirlerine destek olurlar ve mümin kardeşlerini sonuna kadar savunurlar. Müminler bunun, Allah'ın Kuran'da birçok ayette müminlere emrettiği önemli bir ibadet ve tavır güzelliği olduğunu bilirler. Bu imani şuur, müminlerin birlikteliğini çok güçlü kılar.

 

 
Bu Site Harun Yahya Eserlerinden Faydalanılarak Hazırlanmıştır