EN GÜZEL ÖRNEKLER ALLAH'A AİTTİR
HİKMETLE UYARMANIN ÖNEMİ
ALLAH'IN SONSUZ GÜCÜ
ALLAH'IN DELİLLERİ
ALLAH'I ANMAK
KURAN'IN İNDİRİLİŞ AMACI
ALLAH'IN SONSUZ NİMETLERİ
ALLAH RIZASINI GÖZETMEYENLER
ALLAH KORKUSU
DÜNYA HAYATI
ŞİRK KOŞMAK
İNFAK ETMEK
İSRAF ETMEK
İNKAR EDENLER
İMANI ZULÜMLE KARIŞTIRMAK
SABRIN ÖNEMİ
KADERE TABİ OLMAK
MÜMİNLERİN ÖZELLİKLERİ
ALLAH'IN YARDIMI
ÇOĞUNLUĞA UYMA YANILGISI
GÜZEL SÖZ SÖYLEMEK
İYİ VE GÜZEL DAVRANIŞLAR
KÖTÜ AHLAK ÖZELLİKLERİ
TEVBE ETMEK
KEHF EHLİ
KALPLERİN TATMİNİ
İNSANIN FITRATI
YAĞMUR VE YERALTI SULARI
 

 

ALLAH RIZASINI GÖZETMEYENLER


Serap Benzetmesi

İlgilendikleri konular her ne kadar birbirinden farklı olsa da, hemen her insan, dünya hayatında kendine göre bir başarı elde etmek için çalışır. Bu insanların ortak amacı "gösterdikleri çaba ve emeğin karşılığını alabilmek"tir. Kendilerine dünya hayatını amaç edinip ahireti gözardı eden kişiler, dünyadaki çabalarının karşılığını aldıklarını görmenin, o uğurda yaşadıkları tüm sıkıntılara değeceğine kendilerini inandırırlar.

Oysa bir işi ve bundan alınacak sonucu asıl değerli kılan, "Allah'ın o kişiden razı olması"dır. Allah'ın rızası hedeflenmeden yapılan bir işte harcanan çaba ya da elde edilen başarı, aynı dünya hayatı gibi geçicidir; dünyadaki her şey gibi bir gün yok olur.

Yüce Allah inkar edenlerin dünya hayatındaki çabalarını ve yapıp ettiklerini bir "seraba" benzetmiştir. Bu kimseler ahirete gittiklerinde -Allah'ın dilemesi dışında- o ana kadar emek verip sevinç duydukları tüm çabalarının boşa çıktığını göreceklerdir:

"İnkar edenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. (Allah da) Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir." (Nur Suresi, 39)

Bir kimse Allah'ın rızasını gözeterek hareket etmediği takdirde, dünyanın en önemli işini yapıyor olsa da, Allah Katında bunun değeri olmayabilir. Allah'ın rızasına uygun hareket etmediği sürece, bu kişinin çevresindeki herkes tarafından takdir edilmesi veya iyi işler yapan biri olarak tanınması, yaptıklarının boşa gitmesini engelleyemez.

Savrulan Kül Örneği

Sonsuz kudret sahibi Allah'ın varlığını ve birliğini, ahiretteki asıl sonsuz hayatı inkar eden ve ölümün bir yok oluş olduğu yanılgısına kapılan insanlar, bu inkarlarının sonucunda dünyaya büyük bir hırsla bağlanır, hayatta oldukları sürece en yüksek seviyede dünyadan istifade etmeye gayret ederler. Oysa hüküm ve hikmet sahibi olan Yüce Allah bir Kuran ayetinde onların bu boş çabalarını hikmetli bir örnekle şöyle haber vermiştir:

"Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. İşte uzak bir sapıklık (içinde olmak) budur." (‹brahim Suresi, 18)

Kül, bir maddenin yanarak kimyasal değişime uğramış ve artık yakıt özelliği kalmamış kalıntısıdır. Başka bir deyişle yanıp kül haline gelmiş bir madde, artık ne yakıt olarak kullanılabilir ne de geri döndürülebilir. Herhangi bir maddenin yanıp kül olması, geri dönülmez bir şekilde tükenmesi ise, o maddenin bir daha kullanılamamasıdır. Bilindiği gibi külün meydana geldiği madde ne kadar ağır, katı vb. olsa da artık yanarak kimyasal değişim geçirdikten sonra son derece hafif ve çabucak uçuşabilen bir özellik kazanır. Bu ayette kül benzetmesiyle inkarcıların dünya hayatındaki geçici çıkarlar uğruna yapıp ettiklerinin ahirette hiçbir değerinin olmaması, dünyadaki tüm zevkleri, hevesleri tıpkı kül haline gelmiş gibi geri dönülmez şekilde tükettikleri haber verilmektedir. Bu nedenle ömürleri boyunca bu yanılgıyla yaşayan inkarcıların sonsuz kayba dönüşen dünya hayatındaki çabaları, sonsuz pişmanlık ve onulmaz hasret duygusu meydana getirecektir. http://www.seytaninsistemi.com

 

 

Yemişini Veren Ağaç Örneği

Güzel söz söylemek denince insanların çoğu bunu iltifat etmek, sevgiyi dile getirmek ya da umut veren konuşmalar yapmak olarak algılar. Oysa Yüce Allah'ın Kuran'da kullarına bildirdiği güzel söz, bu sayılanları içine aldığı gibi, asıl olarak insanları Allah'a çağıran ve Kuran ahlakına uymaya davet eden sözdür. Rabbimiz Kuran'da güzel sözün ne kadar bereketli olduğunu ve her zaman insanlara hayır getireceğini şöyle hikmetli bir örnekle bildirmiştir:

“Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir. Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır-düşünürler. Kötü (murdar) söz ise, kötü bir ağaç gibidir. Onun kökü yerin üstünden koparılmış, kararı (yerinde durma, tutunma imkanı) kalmamıştır. Allah, iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle sebat içinde kılar. Zalimleri de şaşırtıp-saptırır; Allah dilediğini yapar.” (İbrahim Suresi, 24-27)

Ayetlerde, güzel söz söyleyen ve ona uyan kişi her zaman bol ürün veren ağaca benzetilmiştir. Bu ağacın kökünün çok sağlam olması ve dallarının göğe ulaşması gibi detaylar haber verilerek bol ürün vermesindeki sebebin ağacın sağlıklı yapısı olduğuna dikkat çekilir. İnsanları Allah'ın yoluna çağırırken en güzel sözleri seçerek konuşmaya çalışan müminler de yemişini bol veren sağlıklı ağaca benzer. Çünkü müminler güzel sözleri ile Allah'ın izniyle hem uyardıkları insanları, hem de bu yaptıkları ile kendilerini, dünya ve ahiret hayatında çok büyük güzelliklerle, eşsiz nimetlerle karşılık bulacakları aydınlık bir yola iletmiş olurlar. Kötü sözü söyleyenin ve ona uyanın, sonu cehenneme varan karanlık bir yola girmesinin aksine, güzel söze uyanlar, Allah'ın izniyle bunun getireceği nimetlerle donatılmış sonsuz cennet yurdu ile bolluk, bereket ve sonsuz mutluluğa kavuşurlar.

 
Bu Site Harun Yahya Eserlerinden Faydalanılarak Hazırlanmıştır